Ets etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ets etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2019 Perşembe

Herşey dahil Tatiller Volume2 - bu yaz nereye gitsek?

Herşey dahil konseptini kim ne derse desin ben severim arkadaş ama tabii ki tüm tatil köylerini değil... Bu yaz nereye gitsek diye düşünenler için 1-2 otel analizi...
Türkiye’de tek binadan oluşan herşey dahil otelde var, kocaman bir alana kurulmuş tatil köyleri de...emin olun sadece bütçe meselesi değil otel seçmek, vizyonla da alakalı...
herşey dahil tatile gitmenin bir çok sebebi var bence; deli gibi yemek yemek,  deli gibi içmek(bu yemekten de önemli sanki) ya da çılgınlar gibi animasyon(bu benim için kesinlikle bir sebep değildi ta ki yavrum çok eğlenene kadar).
benim sebebim ise adalara, modalara, alaçatına gidip(onlara da gidilir tabii gidilmez değil amaaaaa) mini mini tabaklarda ki mezelere deli paralar vermektense iyi bir tatil köyüne gidip a la carte restaurantları, kaliteli içkileri, güler yüzlü personeli ile güzel bir tatil geçirme, yani tatilde (yani tamda o anda) para düşünmemek- amma hesap ödedik dün akşam dememek!
Favori tatil köylerimi herkes bilir, ben Voyage sevenlerdenim amaa emin olun başka yerleri de test ettim.
Mesela geçtiğimiz yıl Kaya Palazzo, Jiva ve  Rixos Beldibi’ne gittik orda kalırken de Rixos Sungate’i gezdik.
Kaya Palazzo kesinlikle benim tarzım değil bir kere çok büyük, deli büyük, ve değişik! ama yemekleri enfesti, Türk gecesi vardı - o ne etler, deniz ürünleri gecesinde ne balıklar ne kalamarlar ama yemek salonu öyle büyük öyle büyük ki!! odaları tertemiz ama pastanesi kötüydü kimse alınmasın...
Gelelim Rixos Sungate’e; arkadaş öyle tatil köyü mü olur! evet kocaman bir köy olmuş ama kendisi pek olmamış, bir kere çok insan var ve  acayip gürültülü- tamam silence tarafları vardır ama eminim o kadar da silence olamaz ortam...
hakkını yememek için söylüyorum ki çocuklar için çok aktivite var...sadece gezdiğim için içinde çarşı olması, nargile’nin içine dalmış olmam falan soğuttu kendinden beni!
Rixos beldibine gelince ben sevdim küçük dinlenmelik kalınır ama 2-3 gün fazlası sıkar, kesinlikle çocuk oteli değil- kokteyleri güzel( köpüklü şarabı şişeyle getirmesi harika:)) 
O civarda bir Rixos’a gidersem sanırım yine Beldibine giderim:)
Gelelim Fethiye Çalışta bulunan Jiva otele; tam bir tatil köyü de değil, otelde amaaa yemekler öyle güzeldi ki anlatamam- biz a la carte olarak  Japon restaurant’ına gittik ve parmaklarımızı yedik, açık büfe’nin servis ediliği restaurant pek sevimli değil ama yemekler az, öz lezzetli. Gelelim odalarına- ben çok sevdim, tertemiz ve herşey beklenti karşılar cinsten,havuzlu odaları da var ama hepsi orta alana bakıyor( sanıyorum mini golf alanı yanında bir odanın havuzu arkaya bakıyor- acayip süper olur öyle bir havuz)  yine o civara gitsem yine kalırım☺️ Çok büyük bir otel olmamasına rağmen oğlum animasyonlarla çok eğlendi ve 1 ay kalsak olmaz mı diyordu en son:))









30 Temmuz 2016 Cumartesi

Liberty Lykia - Eski ismi Lykia World











Mayıs ayında gittiğimiz Side tatilinden bahsetmiştim, işte biz ordan Fethiye'ye geçtik. Zaten yakın harika suları görelim dedik ve yaklaşık 2-3 saat süren yolculuğa başladık. Yollar harika, yepyeni. Yolculuk boyunca Akdenizin mis gibi havasını içinize çekip, kocaman ağaçları izleyebiliyorsunuz. Bu benim için bulunmaz fırsat, Ankara'da 1 tane bile ağaç kalmadı desem abartım kimseyi şaşırtmaz.
Sarp için denize sıfır tesis olan Liberty Lykia oldu seçimimiz. Zaten denize sıfır çok tesiste yok.
Otelin içinde bulunduğu doğa muhteşem. Yemyeşil ağaçlar, berrak bir deniz. Deniz sadece Uzakdoğu fotoğraflarına eklenenlerden, pırıl pırıl.
Gelelim otele; Otel değişik bir konsepte, tam ortasında çarşı falan var.Biraz karışık bir ortam.Ama güzel.
Herşey dahil ama içicek çeşitleri sınırlı. Yemekler ise çok çeşitli ve lezzetli. Özellikle ızgara olanlar. Şu mayonezli 'bir gün önce bunun sadesini görmemişmiydik' olayı bana heryerde olur burda da oldu ama bunu da doğal karşılıyorum, onca çeşit yemek bulmak zor tabii.
A la Carte restoran var ama açık büfe denizin dibinde oturma fırsatı verdiğinden denemedik-ve unutmayın ücretli!
Odalar büyük, balkonlardan mis gibi deniz ve ağaç kokuları geliyor. Ama eski, artık yenilenmeli.
Personel sevimli ve ilgili.
Tekrar söylüyorum ve hep söylerim bu deniz bence Türkiye'nin en iyi denizi. Su çok serin olduğundan biz giremedik ve uzun uzun bakıştık kendisiyle.
Çocuklar için shuttle yada yürüyerek gidebileceğiniz bir dünya kurmuşlar. Su kaydırakları, oyun alanları kendilerine özel restoranlar.
Sarp belki yaşı henüz uygun değil belki de biraz rahatsızdı nedeni bilinmez pek sevmedi orayı. Genel havuza ve çocuk plajına gittik biz.
Çocuk plajındaki bar benim favorim oldu, tüm gün orada takılabilirim bir dahaki sefere.
Kids club saat 22:00 kadar açık diye biliyorum ama zaten gösteriler 22:00 gibi bittiğinden anne-baba 2 saat oynasın bizde birer 'drink' alalım olayına giremiyor.
Birde havlu meselesi var benim hoşuma gitmeyen.
Fazla eşya taşımamak için havlu götürmediyseniz şu havlu kartı sistemi burda da var ve ben bu işten hiç hoşlanmıyorum ama saygı duyuyorum, demekki otel havlusu seven çok evinde de kullanmak istiyor 😊bir daha kendi havlumla giderim.
Akşam üzeri yamaç paraşütlerinin otel önündeki piste inişlerini izlemeyi unutmayın, ben cesaret edemem ama belki siz edersiniz.


17 Temmuz 2016 Pazar

Herşey Dahil Tatiller









Herşey dahil tatil sevmeyen bir eşim var benim. Açık büfeden yemek istemeyen, kalabalıkta yemek seçmeyen.
Hele sıra varsa bitti o yemek işi.
Bense Sarp için tatil köylerinin ne kadar uygun olduğunu kaliteli seçersen kalmış yemek riskini aza indirdiğini, keyifli bir tatil olduğunu anlatır dururum.
Sonunda yine de ilk deneyim olarak kalabalık olmasın dedik ve Mayıs ayında arkadaşlarımızla gitmeye  karar verdik - bu arada onlar da bu konsepte pek hoş bakmazdı.
Ets'nin kendi otellerinden Voyage Sorgun'du seçimimiz. Side'de, denizi harika değil ama olsun dedik.
Biz Bungalow tipi odalarda kaldık - çocuk olunca bahçe tipi odalar tercihim.
2015 yılında yenilenmiş olan Voyage Sorgun odalarını çok şık dekore etmiş, herşey olması gerektiği gibi, tertemiz ve yeterli.
Çocuklar için dümdüz yeşillikleri, kumun üzerinde oyun parkları, gece 12'ye kadar kids klub'ları var.
Gece şovlarıda yemek sonrası izlemeye değer. Sarp bayildı sadece onlar için bile tekrar gidilir.
Yemek konusuna gelince Cem'i oldukça memnun eden A-la Carte restoranları var tatil köyünün.Bu restoranlarda fiyata dahil sadece Steak restorandı vardı kişi başı 10 euro'ydu sanırım ama vaktimiz kalmadı deneyemedik, Ekimde inşallah😂 Biz Türk restoranı, Çin ve Rum restoranlarını denedik. Hepsi ayrı lezzetliydi. Ama benim favorim Rum oldu, Antalya'damı yoksa Yunan adasında mı tatildesin belli değil.
Her misafirin 1 defa yararlanabileceği Köy kahvaltısının çesit ve lezzetini de unutmamak lazım.
Bu arada alkollü içecekler çeşit konusunda bazı barları geçmis durumda. Servis harika, personel belli mutlu. İşlerini sevince hizmette iyi oluyor tabii.
Bu arada ayy ben binmem dedikten 5dk sonra su kaydırağının tepesinden bizim gibi el sallayacağınıza da eminim. Yorulursanız tazecik açma gözleme yer, yanında da buz gibi ayran yada Bira ile dinlenirsiniz.

Akşam üzeri açılan Lunepark'ta, - evet güzel bir Lunepark var tatil köyünün içinde -çocuklar için her oyuncak var ama asıl güzel yanı dönme dolap'ta sizde çocuğunuzla eğlenebilirsiniz.
Daha anlatmadığım bir sürü artısı var Voyage'da tatil yapmanın, Ekimde bir Mohito söyler kalanını anlatırım.